Reklam Engelleyici Kapatiniz
Engelleyiciyi kapattim!
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

İncir ve Sağlık

FormeForm Makaleler

İncir ve Sağlık

Sonbaharın en güzel meyvelerinden olan inciri tüketmenin tam sırası. Güçsüzleşen bağışıklık sistemini arttırması için güçlü bir antioksidan etkiye sahip olması ile beraber yüksek miktarda enerji içermektedir. Bu sebeple porsiyonu ve miktarını dengeli olarak belirleyip o oranda tüketilmelidir.
Günlük bir bireyin 25-30 gram posa alması gerekmektedir. İncir de yüksek oranda posa kaynağıdır ve bağırsak hareketlerini hızlandırır.
A, E ve K vitamini içeren incir, antioksidan etkiye sahiptir ve bağışıklık sistemini arttır. Antioksidan etkisi, koyu renkli incirlerde daha yüksek oranda bulunmaktadır.
İncir kalsiyum kaynağıdır ve 2 adet incir yaklaşık 1 su bardağı süt kadar kalsiyum içermektedir. Tabi bitkisel kaynaklı kalsiyum kaynağının biyoyararlılığı(vücutta kullanımı) hayvansal kaynaklı besinlere göre daha düşüktür.
Magnezyum kaynağı olan incir spor yapan bireylerde kas yapını arttırıcı etkisiyle, daha hızlı bir şekilde kas yapımını sağlamaktadır.
Potasyum içeriği zengin olan incir kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. Günlük ortalama 1 adet incir tüketildiğinde kan basıncını dengeleyerek kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltmaktadır.
Enerjisi ve şeker içeriği yüksek olan incirin tüketimine dikkat edilmelidir. Özellikle diyabet hastalarının incirden uzak durması gerekmektedir. Eğer çok fazla tüketilmek istenirse günde en fazla 1 adet incir tüketmelidirler. 2 küçük boy incir 1 porsiyon meyveye tekabül etmektedir. Tabi ki kuru veya teze olması enerjisinden kayıp sağlamamaktadır. 1 büyük boy incir yaklaşık olarak 60 kkaldir ve bu enerjinin çoğunluğu früktozdan(meyve şekeri) oluşmaktadır. Tek başına ara öğünlerde tüketildiğinde açlığa sebep olup diyeti kötü etkileyebilir. Onun için incirli yulaf ara öğün için en güzel besinlerden biridir. İncirli yulafa tarifler bölümünden ulaşabilirsiniz.

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Kronik yorgunluk semptomu nedir ?

Çevremizdeki pek çok kişiden  duyuyoruz genelde  halsiz , bitkin oluşlarını  , sabahları yataktan kalkmak istemeyişlerini  ve ne kadar dinlenselerde yorgunluk  hissinin geçmediğini  ... Peki bu durum , durumun belirtileri yada engellemek için  yapilmasi gerekenler nelerdir ? 
Kronik yorgunluk semptomları şunlardır ;
•Halsizlik, kas ve eklemlerde ağrı, uykusuzluk, stresle baş etmede zorlanma, kronik baş ağrısı, bazı yiyeceklere kokulara hassasiyet, ruh halinde ani değişimler, depresyona eğilim.
Bunlardan bir yada daha fazlasını yaşıyorsanız bi şüphelenelim  Peki bu sendromun tedavisi için  neler yapmalıyız  ? Kesin bir tedavi  geliştirilmemiş olan bu sendroma DOĞRU  BESLENME  VE BAĞIŞIKLIK SISTEMİMİZİ doğru  çalıştırmakla tedavi edebiliriz.  Bilim insanları milyonlarca insanı  etkileyen kronik yorgunluk  sendromuna neden olan mekanizmaları  anlamaya çalışırken sorunun arkasında bağışıklık sistemi ve hücrelerin  enerji üretiminden sorumlu olan nitokondrilerin fonksiyonlardaki bir problemden olduğunu  düşünüyor. O zaman biz sağlıklı  beslenerek tüm  sorunlara engel olabiliriz. Sağlıklı  beslenmeyi bir kaç  maddede toparlayalım.
▪Günlük  enerji dengemizi sağlamalıyız.
▪Karbonhidrat, protein ve yağ dengesini sağlamalıyız
▪Gluten ağırlıklı beslenmemeliyiz.
▪Az az sık sık beslenmeliyiz.
▪Ara öğünleri  es geçmemeliyiz.
▪Bol su tüketmeliyiz.
▪Sporu , fiziksel aktiviteyi  artırmalıyız .
▪Kafein tüketimine  dikkat etmeliyiz.
 Probiyotik tüketimini  artırmalıyız.

DEVAMI

Kestane

Kış aylarına gelindiğinde hemen hemen her evde pişen ve lezzeti ile çok sevilen kestane, sert kabuklu meyveler ailesinden olmasına rağmen yağ içeriği oldukça düşüktür. Eski nesillerden beri kestane insanların karbonhidrat kaynağı olmuştur. A ve C vitamini açısından zengin olan kestanenin 100 gramında 50 mg C vitamini bulunmaktadır.
Kestanelerin; meyve, şekerleme ve kereste olarak kullanımının yanı sıra, yaprak ve çiçekleri ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.
En çok taze olarak, haşlanarak ya da kebabı yapılarak tüketilen kestanenin şekerlemesi de yapılır. Besleyici ve kalori değeri yüksek bir besin olan kestane B1, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum minerallerini de içermektedir.
Özelikle kolesterol hastalarının kestaneyi düzenli bir şekilde tüketmesi gerekmektedir. Kestanenin kolesterol düşürücü etkisi bulunmaktadır.
Şiddetli ishal şikâyetleri olan kişilerin kestaneyi diyetlerinde kesinlikle kullanması gerekmektedir.
Kestane taze olarak yenebileceği gibi haşlanarak ve kebap yapılarak da yenebilir.
Bütün bu yararları yanında kestane, yüksek tansiyon, damar sertliği şikâyeti, şeker hastalarının ve böbrek hastalarının dikkat etmesi gereken bir besindir.
100 gram kestane yaklaşık 180 kkal civarındadır. 40 gram yani 4 küçük boy kestane 1 dilim ekmeğe bedel olup tüketirken dikkat edilmelidir.
Bunun yanı sıra kestane posa açısından da zengin bir besindir. 100 gram kestane yaklaşık olarak 8-10 gram posa içermektedir.
Tabi ki kestanenin kabuğunu soymak ayrı bir zorluktur. Bunun için kestaneleri bıçak yardımı ile çizip yaklaşık 1 saat kadar soğuk suda bekletelim. Hatta beklerken içerisine 1 tatlı kaşığı pekmez atarsanız piştiğinde daha lezzetli olarak tüketebilirsiniz. İsterseniz fırında veya ocak üstünde kavurarak, isterseniz de haşlama usulü ile hazırlayabilirsiniz.
Tüketim miktarına dikkat ederek kestaneyi sofralarımızdan eksik etmeyelim.  

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar