Reklam Engelleyici Kapatiniz
Engelleyiciyi kapattim!
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

Ispanak ve Yoğurt

FormeForm Makaleler

Ispanak ve Yoğurt

Sebze yemeklerinin çoğu genellikle yanında yoğurt ile birlikte tüketilmektedir. Farklı bir lezzet katmasının yanı sıra besin öğesi içeriğini de arttırmaktadır. Bunların en önemlisi olan ıspanak ve yoğurt ikilisine bakacak olursak, yoğurtla birlikte ıspanak tüketildiğinde, yoğurttaki kalsiyumun vücutta kullanılmasını engellediği ileri sürülmektedir. Böyle bir deyiş var fakat gerçekliği nasıl?
İlk önce ıspanak yemeğinin besin öğelerine bakalım. 4 yemek kaşığı ıspanak yemeği yaklaşık olarak 50 kkal civarındandır. Bunun yanı sıra A, C, E, K vitamini, potasyum, magnezyum, demir içeriğine sahip bir yemektir. Demir içermektedir fakat bitkisel demir kaynaklarının biyoyararlılığı(vücutta kullanımı) düşük olması ile çok düşük oranda faydalanılmaktadır.
Soframızda hiç eksik olmayan yoğurdun besin öğelerine bakacak olursak; 4 yemek kaşığı yoğurt yaklaşık olarak 114 kkal, 6 gram da protein içermektedir. Potasyum, folik asit, kalsiyum, A, C vitamini ve demir içermektedir. Tabii hayvansal kaynaklı olduğu için kolesterol de içermektedir. Zayıflama diyetlerinde yoğurt yarım yağlı kullanılırsa daha etkili sonuç vermektedir.
Yoğurt ve ıspanağın ikisinde de potasyum bulunmaktadır. Böbrek hastalarının tüketiminden uzak tutulması gerekmektedir.
Ispanakta okzalat(organik asit) kalsiyum ile kompleks yapmış halde bulunmaktadır. Bunun sonucunda okzalat kalsiyum ile bağlı olduğundan, yoğurttaki kalsiyumun vücutta kullanımını etkilememektedir. Bu sebepten dolayı gönül rahatlığı ile ıspanağı yoğurt ile birlikte tüketebilirsiniz.

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Karantina Döneminde Sporcularda Beslenme

Canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi , büyüyüp gelişebilmesi, sağlığını koruyabilmesi için besinleri  yeterli ve dengeli kullanmasına beslenme denilir. Burada tabiki yeterli ve dengeli kısmı çok önemlidir.  Sağlıklı bir yaşamın en önemli püf noktası yeterli ve dengeli  olarak tükettığimiz öğünlerdir . Son zamanlarda ise maruz kaldığımız ve hızla artmakta olan Covid-19 virüs bulaşları ve yaşadığımız karantina sürecinde pek çok kişinin beslenme algısı maalesef ki değişmeye başlamıştır bile. Bağışıklık güçlendirmek çok ve yanlış besinler tüketmek değil doğru besinleri gerektiği kadar tüketmektir.
Karantina sürecinden en çok etkilenecek gruplardan biri ise sporcular . aklımıza tabi ki sporcular nasıl beslenmelidir neler tüketmelidir gibi sorular geliyor.
Normalde yoğun programlarla çalışan sporcularımız karantinayı aslında dinlenme toparlanma süreci olarak da değerlendirebilirler. Bu dönemde performans kaybetmemek için mutlaka beslenmeye dikkat etmeliyiz. Psikolojik olarak da kendilerini üzmemeli vücudun dinlenirken ve doğru beslenirken de aslında gelişeceği unutulmamalıdır.  
Karantinada özellikle beslenme saatlerine dikkat edilmeli normal saatlerin çok dışına çıkılmadan ve biyolojik saati etkilemeden düzene devam edilmelidir. Ana öğünlerin yanı sıra ara öğünlerle de beslenme desteklenmelidir.  Bağışıklık için özellikle A ve C vitamininden zengin besinler 2 öğün sofrada bulunmalıdır. Bu sebzelere örnek , havuç, portakal, kivi, brokoli verebiliriz. Enerjisi yüksek olan tahıl gruplarımız sporculara bu dönemde enerji kaybı yasamamak için yardımcı olacak bir gruptur. Günlük enerjimizin çeyreğini tahıllardan sağlayabilirler. Sporcuların en çok sevdiği ve tükettiği gevrekler ise birer ara öğün seçeneği olabilir. Kas kaybı yaşamamak için ise dikkat edeceğimiz en önemli grup protein grubudur. Sporcu günlük alması gereken enerjinin hemen hemen yarısını proteinlerden sağlamalıdır ki hem kas gücü değişmesin hem de bu süreci eğer yenilenme olarak değerlendireceksek vücut kendini daha sağlıklı yollarla toparlayabilsin. Sıvı tüketimine değinmeden geçmeyelim.  metabolizmanın vücudun en iyi dostu Su. sporcu günde en az 3 lıtre suyu mutlaka tüketmelidir . suyu tek seferde tüketmekten kaçınmalı yudum yudum tüketmeliyiz.
Boş enerji kaynaklarından elimizden geldiğince uzak durmalıyız . Fazla karbonhidrat ve yağ vücutta hiç bir işe yaramamakla birlikte sadece yağ kütlesini artırmaktadır . Basit karbonhidratı yüksek şekerli, hazır paketli gıdalardan uzak durmalı , tüketmemiz gerekirse tam tahıllı ürünleri tercih etmeliyiz.

Nelişah ÖZCAN (ORAMAN)

DEVAMI

C VİTAMİNİ

C vitaminin kimyasal olarak tanımı henüz yapılmadan hastalıklarla ilişkisi bilinmekteydi. Hipokrates milattan önce 450 yıllarında skorbütü, diş etlerinin kangreni, diş kaybı ve askerlerin ayaklarında şiddetli ağrılar gibi belirtilerle tanımlamıştır.
Dünyanın bir çok yerindeki ilkel topluluklar skorbüt belirtilerinden korunmada taze meyve sebzeleri kullanmıştır. İskoçyalı bir doktor James Lind 1753 de portakal ve limonla askerlerdeki skorbüt hastalığını önlediğine dair deneme ve gözlemlerini yayınlamıştır. Bu denemelerden yararlanan Kaptan Cook, 1772 de başlayıp 1775 ylında sonlanan üç aylık deniz yolculuğunda uğradığı her limandan gemiye taze meyve ve sebze depo ederek askerlerini hastalıktan korumuştur. İngiliz denizcilerinin diyetine turunçgillerin eklenmesi, 1975 yılında zorunluluk haline getirilmiştir. 20.y.y başlarındada C vitamini kimyasal fiziksel yapısı tamamen incelenip bilimsel gerçekleriyle ortaya çıkmıştır.
C vitaminin kısa bir tarihinden sonra şimdi kendi özelliklerine bakalım. En çokta bizi ilgilendiren kısmına, yapısına, besinsel değerine..
Besinlerde bulunan C vitamini havanın oksijeni ile okside olur. Yani bozulur, oksidasyon sonucu vitamin aktivitesini kaybeder. Bitki  dokusu sağlamken oksidasyon gerçekleşmez, kesme, soyma, ezilme ve kurutma gibi işlemler sonucu bozulma gerçekleşir.
C vitaminin bir diğer özelliği suda çok kolay erimesidir. Su içinde pişirilen besinlerde vitamin suya geçer, suda hemen erir ve aktivitesini kaybeder.
Besinlerdeki  C vitamini vücuda alındıktan birkaç saat sonra ince barsaklardan emilir. Gereksinim fazlası alındıkça emilim oranı düşer. Vücuda  günlük gereksinmemiz kadar vitaminleri almamız yeterli olacaktır. Besinlerle alınan C vitamini , saf olarak alınandan daha kolay emilip vücutta işlevsel olarak kullanılmaktadır.
C vitaminin vücudumuzda pek çok işlevi vardır.

    C vitamini dokuları bir arada tutan kollojen dediğimiz yapının oluşmasında görevlidir
    Kan damarlarımızın kuvvetli olmasında rol alırken, düzenli alan kişilerde kan akım hızı olumsuz etkilenmez.
    C vitamini vücudu enfeksiyonlardan ve bakteri/ virüs toksinlerinden korur.
    İnsan kanındaki bağışıklık öğelerini (IgA,IgM gibi) arttırır.
    C vitamini demir gibi diğer bazı vitamin ve minarellerin vücutta daha işlevsel kullanılmasına yardımcı olur.
    C vitamini kolesterolü dengeleyerek koroner kalp hastalığı riskini en aza indirir.
    Kanser yapıcı maddeler gibi toksinleri etkisiz hale getirirken etken madde olarak rol alır.

Bu ve bunun gibi pek çok madde sayabiliriz aslında . Vücudumuzda harika görevleri olan c vitaminini en doğru miktarda ve en doğru şekilde almaya çalışalım. Özellikle bağışıklığımızı kuvvetlendirmek istediğimiz bugünlerde. C vitaminini en verimli haliyle tüketmek için saklama koşullarına ve nasıl tüketeceğimize lütfen dikkat edelim. Metalle çok temas ettirmemeye özen gösterelim ancak kesmek veya işlem uygulamak zorundaysakta hemen taze olarak tüketelim.
Pişirmek için kullandığımız kapta çok önemlidir.Bakır ve demir ile temasında kaybımız çoktur malesef. Suyla aşırı pişirme işleminden geçirmemeliyiz.
C vitamininden en zengin besinler;

        Yeşil sebzeler
        Turunçgiller
        Çilek
        Domates
        Kuşburnu
        Maydanoz
        Patates


Bu besinleri yeterli miktarlarda kullanarak bağışıklığımızı güçlü tutalım.
Sizinle bir sonraki yazımda bağışıklık güçlendirici 3 tarif paylaşacağım.
Takipte kalın

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar