Reklam Engelleyici Kapatiniz
Engelleyiciyi kapattim!
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

KETEN TOHUMU

FormeForm Makaleler

KETEN TOHUMU

Keten tohumu Akdeniz iklimine yetişen boyu genel olarak 5-10 santimetre uzunluğunda bir bitkidir.
Yaz aylarında meyve vermektedir. Meyvelerinin yanında iki adet tohum vermektedir.
Keten tohumu içinde E, K ve C vitaminleri bulunmaktadır. Mineral açısından ise kalsiyum, demir, bakır
ve en önemlisi magnezyum açısından çok zengindir.
Keten tohumu yüksek oranda posa(%28) içermektedir. Posanın bağırsak ve kolon sağlığını korumada
önemli bir rolü vardır.
Keten tohumu omega-3 yağlarının en yoğun vejetaryen kaynaklarından biridir. Alfa linolenik asit
formunda% 50-60 oranında omega-3 yağ asidi içerir. Ayrıca, antioksidan, vitamin B, diyet lifi,
lignanlar, protein ve potasyum denilen fitotojenlerden zengindir. Bu bileşenler insan vücudunun
genel sağlığı korumasına yardımcı olur.
Genel olarak, keten tohumu yağı, romatoid artrit, yüksek kolesterol, benin prospektif hiperplazi
(BPH), vajinal enfeksiyon, kalp hastalığı, migren, vb. Gibi çeşitli yaşam tarzı bozukluklarını önlemek
için ilaç yapmak için kullanılır.
Kozmetik sanayisinde el ve yüz kremlerinde cildi yumuşatmak için kullanılmaktadır. Saç derisini
besleyip saç dökülmesini de azalttığı birkaç çalışmada görülmüştür.
Keten tohumu;
Diyabet - Keten tohumu içindeki lif miktarı, kan şekerini dengeler ve iştahı azaltır. Keten tohumu
günlük düzenli kullanıldığına, Tip-2 diyabet hastalarında kan şekerini düşürücü etkisi gözlemlenmiştir.
Meme kanseri- Göğüs dokusunda alfa-linolenik asit düzeyleri daha yüksek olan kadınlar meme
kanseri riskine daha az maruz kalırlar. Dolayısıyla linolenik asit alımı kanseri önleyebilir ve keten
tohumu linolenik asit kaynağıdır. Keten tohumunda bulunan lignin de östrojene duyarlı göğüs
kanserine karşı korur.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda iyileşme sağlamıştır.
Omega 3 içeriği sebebiyle kalp hastalıkları riskini azlatır.
Keten tohumu düzenli kullanımı kolon için koruyucu bir etkiye sahiptir.
İnflamasyonlara karşı koruyucudur keten tohumlarında bulunan Omega-3 yağ asitleri ve lignanlar
vücuttaki inflamatuar ajanların salgılanmasını engeller. Artrit ve Parkinson hastalığına faydalıdır.
Keten tohumu yağı menopoz öncesi dönemin yan etkilerini azaltır.
Bunların yanı sıra sporcularda kas kütlesini arttırmaktadır.

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

MUTLU DİYETİN 10 ADIMI

Günlük hayatımızı biraz gözden geçirelim. Kilo almanıza sebep olan asıl şey çok yemeniz mi yoksa yediğiniz besinlerin gereksiz kalorisi
mi?
Kahvaltıyı pek çok seçenekle tüketebiliriz.
Tabağı doldurduğumuzda 700 kalori boş enerjide alabiliriz tam ihtiyacımız olan şeyleri de. Malesef ki hep de mutlu eden o boş enerji kaynakları
oluyor ve vücudumuz gereken besinleri almadığı için o bize sadece geçici tokluk yani GEÇİCİ MUTLULUK veriyor.
Az bir süre geçtimi bu sefer vücut tekrar acıkıyor ve o mutluluğu yakalamak için boş enerji kaynakları tüketmeye devam ediyoruz.
DOĞRU DİYET MUTLULUKTUR , yediklerinde mutlu olmalısın . Sana bu yazımda mutluluğun 10 adımını anlatıcam.
Adım 1: Diyetinin sana özel olduğunu unutma . Metabolizman ve Sen çok özelsin. Hedeflerini kendine göre belirle. Gerçekçi ol. Ufak ama emin adımlarla yol al. Ulaşabileceğin hedeflerle diyete başla!!!
Adım 2: Bol sıvı tüket. En çokta SU!!!! Metabolizmanın En güzel dostu SU
Adım 3: Tabağını küçült , porsiyonlarında zamanla küçülecektir. Yavaş ve tadını çıkararak ye.
Adım 4: Kaçamak yaptığın bir öğün yada bir gün yüzünden haftalarını aylarını boşa harcama . Hemen arkasından toparlamaya çalış!
Adım 5: Sana zararı yoksa tansiyonunu etkilemiyorsa güne limonlu su ile başla ve limonlu su ile kapat. Hem seni hem de sindirimini rahatlatacaktır.
Adım 6: Süt ürünlerine mutlaka her gün yer ver . Özellikle doğal kefiri ara öğününde kesinlikle tüket.
Adım 7: Bağırsak hareketlerin için bolca posalı besin al. Tahılları, baklagilleri diyetinden çıkarma. Kafana göre ekmeği de sıfırlama!!
Ekmek azaltabilirsiniz ancak tamamen tüketmemek zayıflamadaki tek çareniz değil.
Adım 8: Zencefil ve zerdeçalı bunun yanında bazı baharatları öğünlerine lezzet katmak için tüket. Zerdeçal aynı zamanda metabolizmanı hızlandırırken zencefili suyla bile kullanabilirsin.
Adım 9: Fiziksel aktiviteni artırmalısın ! Günlük yürüyüşlerini artır. İmkanın varsa sporunu aksatma.
Adım 10: Bazen en mükemmelini isterken hiçbir şey yapamayız.
Negatif düşünmeden olumlu düşüncelerle alışkanlıklarımızı değiştirerek adım adım değişime başlayabilirsiniz. Şimdi düşünün. Zayıflama/kilo alma yada Sağlıklı Beslenme yolunda ilk hedefimiz ne ona göre kendinize adım haritası çıkarın ve geç kalmadan başlayın.
Unutmayın güzel şeyler zaman ve çaba ister.
Mutlu günler dilerim.
Diyetisyen Neslişah ORMAN ÖZCAN

DEVAMI

Kronik yorgunluk semptomu nedir ?

Çevremizdeki pek çok kişiden  duyuyoruz genelde  halsiz , bitkin oluşlarını  , sabahları yataktan kalkmak istemeyişlerini  ve ne kadar dinlenselerde yorgunluk  hissinin geçmediğini  ... Peki bu durum , durumun belirtileri yada engellemek için  yapilmasi gerekenler nelerdir ? 
Kronik yorgunluk semptomları şunlardır ;
•Halsizlik, kas ve eklemlerde ağrı, uykusuzluk, stresle baş etmede zorlanma, kronik baş ağrısı, bazı yiyeceklere kokulara hassasiyet, ruh halinde ani değişimler, depresyona eğilim.
Bunlardan bir yada daha fazlasını yaşıyorsanız bi şüphelenelim  Peki bu sendromun tedavisi için  neler yapmalıyız  ? Kesin bir tedavi  geliştirilmemiş olan bu sendroma DOĞRU  BESLENME  VE BAĞIŞIKLIK SISTEMİMİZİ doğru  çalıştırmakla tedavi edebiliriz.  Bilim insanları milyonlarca insanı  etkileyen kronik yorgunluk  sendromuna neden olan mekanizmaları  anlamaya çalışırken sorunun arkasında bağışıklık sistemi ve hücrelerin  enerji üretiminden sorumlu olan nitokondrilerin fonksiyonlardaki bir problemden olduğunu  düşünüyor. O zaman biz sağlıklı  beslenerek tüm  sorunlara engel olabiliriz. Sağlıklı  beslenmeyi bir kaç  maddede toparlayalım.
▪Günlük  enerji dengemizi sağlamalıyız.
▪Karbonhidrat, protein ve yağ dengesini sağlamalıyız
▪Gluten ağırlıklı beslenmemeliyiz.
▪Az az sık sık beslenmeliyiz.
▪Ara öğünleri  es geçmemeliyiz.
▪Bol su tüketmeliyiz.
▪Sporu , fiziksel aktiviteyi  artırmalıyız .
▪Kafein tüketimine  dikkat etmeliyiz.
 Probiyotik tüketimini  artırmalıyız.

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar