Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

Karnabahar ve Sağlık

FormeForm Makaleler

Karnabahar ve Sağlık

Kış aylarında yetişen ve lahana grubu sebzelerin arasında yer alan karnabahar lezzeti yönünde pek sevilmese de sağlık açısından çok önemli bir sebzedir. Beyaz çiçekli bir sebze olan karnabahar sülfür içeriği ile vücutta oluşan toksinleri(kötü maddeleri) etkisizleştirerek karaciğere önemli fayda sağlamaktadır.
Vitamin ve mineral içeriği yüksek bir sebze olan karnabahar; A, B1, B2, C ve E vitaminlerini içerir. Kalsiyum, potasyum, fosfor, magnezyum, sülfür, klor ve demir minerallerini içerir. 1 tabak karnabahar yaklaşık olarak 20 kkal, 1,5 gram posa içermektedir. Sağlıklı bir yetişkinin günde 25-30 gram arası posa alması gerekmektedir. Karnabahar posa içeriği ile fazla alınan yağın emilimini azaltır ve su tutma kapasitesi ile bağırsak hacmini attırır. Bunun sonucunda tokluk hissinde önemli rol oynamaktadır.
İçerdiği yüksek potasyum ve fosfor ile böbrek hastalarının tüketiminden kaçınması gerekmektedir.
Posa içeriği ile kan kolesterolünün düşülmesine yardımcı bir besindir.
Sağlık üzerine olumlu etkileri bulunan karnabahar kanser, kalp hastalıkları, diyabet, tansiyon ve psikolojik hastalıkların oluşum riskini azaltmaktadır.
Kan şekerini dengeler ve şeker hastaları için çok önemli bir besindir.
Kanser riskini azaltan karnabahar başlıca Akciğer, Göğüs ve Mesane kanserine yakalanma riskini azaltır.
Serbest radikallerin yarattığı, vücutta toksin oluşumunun önlenmesi veya en aza indirilmesi için yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir. Karnabaharda yüksek oranda antioksidan içeriği ile toksin oluşumunu en aza indirmeye yardımcı bir besindir.
Gebelik dönemindeki kadınlar gönül rahatlığı ile karnabahar tüketebilirler. İçerdiği yüksek folik asit ile folik asit eksikliğini önüne geçer ve çocuk sağlığını korur. A ve B vitamin içerikleri ile hücre büyümesine yardımcı olarak ceninin büyümesine katkı sağlar.
İçerdiği selenyum ile bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara yakalanılma durumunu en aza indirir.
Çinko içeren karnabahar yaraların iyileşmesinde ve yeni hücre yapımında destek olur. Bunun yanında cilt ve saç sağlığını koruyucu etkisi de bulunmaktadır.
Ürik asit içeriği ile Gut hastalığı veya böbrek taşı sorunları olan bireylerin tüketimine dikkat etmesi gerekmektedir.
Hemoglobin üretimi için kükürt ve silisyum gereklidir. İki birlikte karnabaharda bulunur. İçerdiği diğer vitamin ve mineraller ile sağlığın korunmasına yardımcı olmaktadır.
Karnabahar bu kadar yararlı bir sebzedir fakat yanlış pişirme teknikleri ile bu faydadan istenilen ölçülerde faydalanılamaz. Kızartma şeklinde tüketildiğinde vitamin ve mineral kayıpları meydana gelir. Bunun yanında içerisine yağ çekerek, fazla yağ alımına sebep olur. Bu sebeple zeytinyağlı şekilde yemeği veya buharda haşlanıp yoğurtla servis edildiğinde daha faydalı ve besleyici olmaktadır.

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Kronik yorgunluk semptomu nedir ?

Çevremizdeki pek çok kişiden  duyuyoruz genelde  halsiz , bitkin oluşlarını  , sabahları yataktan kalkmak istemeyişlerini  ve ne kadar dinlenselerde yorgunluk  hissinin geçmediğini  ... Peki bu durum , durumun belirtileri yada engellemek için  yapilmasi gerekenler nelerdir ? 
Kronik yorgunluk semptomları şunlardır ;
•Halsizlik, kas ve eklemlerde ağrı, uykusuzluk, stresle baş etmede zorlanma, kronik baş ağrısı, bazı yiyeceklere kokulara hassasiyet, ruh halinde ani değişimler, depresyona eğilim.
Bunlardan bir yada daha fazlasını yaşıyorsanız bi şüphelenelim  Peki bu sendromun tedavisi için  neler yapmalıyız  ? Kesin bir tedavi  geliştirilmemiş olan bu sendroma DOĞRU  BESLENME  VE BAĞIŞIKLIK SISTEMİMİZİ doğru  çalıştırmakla tedavi edebiliriz.  Bilim insanları milyonlarca insanı  etkileyen kronik yorgunluk  sendromuna neden olan mekanizmaları  anlamaya çalışırken sorunun arkasında bağışıklık sistemi ve hücrelerin  enerji üretiminden sorumlu olan nitokondrilerin fonksiyonlardaki bir problemden olduğunu  düşünüyor. O zaman biz sağlıklı  beslenerek tüm  sorunlara engel olabiliriz. Sağlıklı  beslenmeyi bir kaç  maddede toparlayalım.
▪Günlük  enerji dengemizi sağlamalıyız.
▪Karbonhidrat, protein ve yağ dengesini sağlamalıyız
▪Gluten ağırlıklı beslenmemeliyiz.
▪Az az sık sık beslenmeliyiz.
▪Ara öğünleri  es geçmemeliyiz.
▪Bol su tüketmeliyiz.
▪Sporu , fiziksel aktiviteyi  artırmalıyız .
▪Kafein tüketimine  dikkat etmeliyiz.
 Probiyotik tüketimini  artırmalıyız.

DEVAMI

Kestane

Kış aylarına gelindiğinde hemen hemen her evde pişen ve lezzeti ile çok sevilen kestane, sert kabuklu meyveler ailesinden olmasına rağmen yağ içeriği oldukça düşüktür. Eski nesillerden beri kestane insanların karbonhidrat kaynağı olmuştur. A ve C vitamini açısından zengin olan kestanenin 100 gramında 50 mg C vitamini bulunmaktadır.
Kestanelerin; meyve, şekerleme ve kereste olarak kullanımının yanı sıra, yaprak ve çiçekleri ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.
En çok taze olarak, haşlanarak ya da kebabı yapılarak tüketilen kestanenin şekerlemesi de yapılır. Besleyici ve kalori değeri yüksek bir besin olan kestane B1, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum minerallerini de içermektedir.
Özelikle kolesterol hastalarının kestaneyi düzenli bir şekilde tüketmesi gerekmektedir. Kestanenin kolesterol düşürücü etkisi bulunmaktadır.
Şiddetli ishal şikâyetleri olan kişilerin kestaneyi diyetlerinde kesinlikle kullanması gerekmektedir.
Kestane taze olarak yenebileceği gibi haşlanarak ve kebap yapılarak da yenebilir.
Bütün bu yararları yanında kestane, yüksek tansiyon, damar sertliği şikâyeti, şeker hastalarının ve böbrek hastalarının dikkat etmesi gereken bir besindir.
100 gram kestane yaklaşık 180 kkal civarındadır. 40 gram yani 4 küçük boy kestane 1 dilim ekmeğe bedel olup tüketirken dikkat edilmelidir.
Bunun yanı sıra kestane posa açısından da zengin bir besindir. 100 gram kestane yaklaşık olarak 8-10 gram posa içermektedir.
Tabi ki kestanenin kabuğunu soymak ayrı bir zorluktur. Bunun için kestaneleri bıçak yardımı ile çizip yaklaşık 1 saat kadar soğuk suda bekletelim. Hatta beklerken içerisine 1 tatlı kaşığı pekmez atarsanız piştiğinde daha lezzetli olarak tüketebilirsiniz. İsterseniz fırında veya ocak üstünde kavurarak, isterseniz de haşlama usulü ile hazırlayabilirsiniz.
Tüketim miktarına dikkat ederek kestaneyi sofralarımızdan eksik etmeyelim.  

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar