Reklam Engelleyici Kapatiniz
Engelleyiciyi kapattim!
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

Nar

FormeForm Makaleler

Nar

Ülkemizde özellikle Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişen nar insan sağlığı üzerine olumlu etkilerde bulunmaktadır.
Nar tanesinin %80’i su ve %20 de çekirdekten oluşmaktadır. Taze nar suyu %10 oranında früktoz(meyve şekeri) içermektedir.
Nar çekirdeği östrojeni en yüksek miktarda içeren formudur ve yağının meme kanserine karşı koruyucu etkileri bulunmaktadır.
Nar bol miktarda C vitamini, potasyum ve fosfor içermektedir. 1 su bardağı nar suyu günlük C vitamini ihtiyacımızın 4’te 1’ini karşılamaktadır. 100 gram nar 83 kkal enerji, 4 gram da posa içermektedir.
Türkiye’de yetiştirilen meyveler ile ilgili bir çalışmada, nar en yüksek antioksidan aktiviteye sahip meyve olarak bulunmuştur.
Nar kalp sağlığını olumlu yönde etkileyip, damar tıkanıklığının oluşumunu engeller. Damar sertleşmesi ve tıkanmasını engellemekle kalmayıp hastalığın ilerlemesini de engelleyebilmektedir.
İçerisinde bulunan potasyum, magnezyum ve kalsiyum ile kan basıncını düşürerek tansiyon hastalarına olumlu yönde etki sağlamaktadır.
Nar suyu LDL(kötü) kolesterolü düşürücü etkisi bulunmaktadır. Her gün düzenli nar suyu içildiğinde kan kolesterolünde belirgin olarak azalma meydana gelmektedir.
Narçiçeği, antidiyabetik ilaçlarda kullanılmaktadır. Narçiçeği suyu kan şekerinin dengelenmesinde özellikle hipoglisemi(kan şekerinin düşmesi) ataklarının önlenmesinde önemli etkiye sahiptir.
 Nar suyu kanser oluşum riskini azaltmaktadır. Deri, prostat, meme, kolon ve akciğer kanserlerinin oluşum risklerini azaltıp kansere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır.
Nar suyu ekstratının kıkırdak koruyucu etkisi bulunmaktadır. Kireçlenmesi olan bireylerde bu ekstrat koruyucu hatta tedavi edici bir etki göstermektedir.
Nar suyu sinir sisteminde meydana gelecek hasarları engelleyip sinir sistemi hastalıklarına yakalanılmasını en aza indirmektedir.
Aynı zamanda güçlü bir antioksidan olan nar, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücuttaki zararlı maddelerin atılmasında görev almaktadır.
Meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketip onlardan en yüksek verimde faydalanmalıyız.
 
Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Kronik yorgunluk semptomu nedir ?

Çevremizdeki pek çok kişiden  duyuyoruz genelde  halsiz , bitkin oluşlarını  , sabahları yataktan kalkmak istemeyişlerini  ve ne kadar dinlenselerde yorgunluk  hissinin geçmediğini  ... Peki bu durum , durumun belirtileri yada engellemek için  yapilmasi gerekenler nelerdir ? 
Kronik yorgunluk semptomları şunlardır ;
•Halsizlik, kas ve eklemlerde ağrı, uykusuzluk, stresle baş etmede zorlanma, kronik baş ağrısı, bazı yiyeceklere kokulara hassasiyet, ruh halinde ani değişimler, depresyona eğilim.
Bunlardan bir yada daha fazlasını yaşıyorsanız bi şüphelenelim  Peki bu sendromun tedavisi için  neler yapmalıyız  ? Kesin bir tedavi  geliştirilmemiş olan bu sendroma DOĞRU  BESLENME  VE BAĞIŞIKLIK SISTEMİMİZİ doğru  çalıştırmakla tedavi edebiliriz.  Bilim insanları milyonlarca insanı  etkileyen kronik yorgunluk  sendromuna neden olan mekanizmaları  anlamaya çalışırken sorunun arkasında bağışıklık sistemi ve hücrelerin  enerji üretiminden sorumlu olan nitokondrilerin fonksiyonlardaki bir problemden olduğunu  düşünüyor. O zaman biz sağlıklı  beslenerek tüm  sorunlara engel olabiliriz. Sağlıklı  beslenmeyi bir kaç  maddede toparlayalım.
▪Günlük  enerji dengemizi sağlamalıyız.
▪Karbonhidrat, protein ve yağ dengesini sağlamalıyız
▪Gluten ağırlıklı beslenmemeliyiz.
▪Az az sık sık beslenmeliyiz.
▪Ara öğünleri  es geçmemeliyiz.
▪Bol su tüketmeliyiz.
▪Sporu , fiziksel aktiviteyi  artırmalıyız .
▪Kafein tüketimine  dikkat etmeliyiz.
 Probiyotik tüketimini  artırmalıyız.

DEVAMI

Kestane

Kış aylarına gelindiğinde hemen hemen her evde pişen ve lezzeti ile çok sevilen kestane, sert kabuklu meyveler ailesinden olmasına rağmen yağ içeriği oldukça düşüktür. Eski nesillerden beri kestane insanların karbonhidrat kaynağı olmuştur. A ve C vitamini açısından zengin olan kestanenin 100 gramında 50 mg C vitamini bulunmaktadır.
Kestanelerin; meyve, şekerleme ve kereste olarak kullanımının yanı sıra, yaprak ve çiçekleri ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.
En çok taze olarak, haşlanarak ya da kebabı yapılarak tüketilen kestanenin şekerlemesi de yapılır. Besleyici ve kalori değeri yüksek bir besin olan kestane B1, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum minerallerini de içermektedir.
Özelikle kolesterol hastalarının kestaneyi düzenli bir şekilde tüketmesi gerekmektedir. Kestanenin kolesterol düşürücü etkisi bulunmaktadır.
Şiddetli ishal şikâyetleri olan kişilerin kestaneyi diyetlerinde kesinlikle kullanması gerekmektedir.
Kestane taze olarak yenebileceği gibi haşlanarak ve kebap yapılarak da yenebilir.
Bütün bu yararları yanında kestane, yüksek tansiyon, damar sertliği şikâyeti, şeker hastalarının ve böbrek hastalarının dikkat etmesi gereken bir besindir.
100 gram kestane yaklaşık 180 kkal civarındadır. 40 gram yani 4 küçük boy kestane 1 dilim ekmeğe bedel olup tüketirken dikkat edilmelidir.
Bunun yanı sıra kestane posa açısından da zengin bir besindir. 100 gram kestane yaklaşık olarak 8-10 gram posa içermektedir.
Tabi ki kestanenin kabuğunu soymak ayrı bir zorluktur. Bunun için kestaneleri bıçak yardımı ile çizip yaklaşık 1 saat kadar soğuk suda bekletelim. Hatta beklerken içerisine 1 tatlı kaşığı pekmez atarsanız piştiğinde daha lezzetli olarak tüketebilirsiniz. İsterseniz fırında veya ocak üstünde kavurarak, isterseniz de haşlama usulü ile hazırlayabilirsiniz.
Tüketim miktarına dikkat ederek kestaneyi sofralarımızdan eksik etmeyelim.  

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar