Reklam Engelleyici Kapatiniz
Engelleyiciyi kapattim!
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

Okul Kantini ve Beslenme

FormeForm Makaleler

Okul Kantini ve Beslenme

Kantin ve beslenme çantası
Çağın hastalığı olarak bilinen obezitenin görülme sıklığı günden güne artmaktadır. Sağlıklı
beslenmenin yanında yapılan düzenli fiziksel aktiviteyle birlikte obezitenin önüne geçilebilmektedir.
Sağlıksız bir şekilde beslenildiğinde obezitenin yanı sıra; kalp ve damar hastalıkları, kanser, diabet gibi
birçok kronik hastalığa yakalanma riski artmaktadır.
Okul döneminde yapılan düzenli beslenme ile büyüme ve gelişme, mineral yetersizlikleri, zayıflık,
obezite ve vitamin yetersizliklerinin önüne geçilip okul başarısının arttırılması sağlanmaktadır.
Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması (COSITUR) 2013 raporuna göre 7-8 yaş grubunun %
22,5’inin fazla kilolu ve obez olduğu saptanmıştır.
Okul çağı beslenmesinde, okul kantininde yapılacak sağlıklı seçimler yaşam standartları üst seviyeye
çıkartılmaktadır. Enerji ve gazlı içecekler, kızartmalar, cipsler, çikolatalar, şeker ve şekerleme ürünleri,
tatlandırıcı içeren besinler ve hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Bu besinlerin enerji, doymuş yağ ve
sodyum içerikleri yüksektir. Bunların yerine meyveler ve taze sıkılmış meyve suları, kuruyemişler, süt
ve süt grubu tercih edilmelidir. Bunlarınn yanı sıra unlu yiyecekler, et ürünleri, dondurma, kek ve
bisküvi türü besinler okulda yenebilir mi? Unlu yiyecekler yani simit poğaça tost gibi besinlerin miktarı
düşük tutulup tüketilebilir. Et ürünleri yani burger, köfte, et/tavuk döner tüketilirken bol yeşillikle ve
yanında taze sıkılmış meyve sularıyla tüketilmelidir. Dondurma yenilmesi istenildiğinde şeker ilaveli
ve renklendirici içerenlerden uzak durulup sade şekilde tüketilmelidir. Kek ve bisküviye gelindiğinde
tam buğday ve posa içeriği yüksek olanlar tercih edilip krema ve jöle içermeyenler seçilmelidir.
Okul dönemi beslenmesinde beslenme çantası en büyük yeri sağlamaktadır. Beslenme çantasında
çocukların çok sevdiği hamur işleri kek, börek, poğaça bulunabilir. Fakat ayağı azaltılmış ve tam
buğday unu ile yapılan hamur işleri daha faydalı olabilmektedir. Hamur işlerinin yanına taze sıkılmış
meyve suyu ekleyip doyurucu be besleyici bir öğün oluşturabilirsiniz.
Ev yapımı sandviç çocukların sevdiği başka bir yiyecektir. Beyaz peynir ve tam tahıl ekmeği ile
hazırlayabileceğiniz sandviç içine domates ve yeşillik ekleyip daha sağlıklı bir hale getirebilirsiniz.
Tostun yanına taze veya kuru meyveler, kuru yemişler ve ayran ile enerjinin sağlıklı bir şekilde
alınmasını sağlayabilirsiniz.
Sizler için birkaç beslenme çantası menüleri
2 dilim meyveli kek ve 1 su bardağı süt
1 adet peynirli sandviç ve 1 su bardağı ayran
2 dilim sebzeli börek ve 1 porsiyon meyve
1 kase sütlü tatlı ve 1 porsiyon meyve
1 avuç ceviz veya badem ve kuru meyve
Meyveli yoğurt ve 1 avuç ceviz veya badem
Beyaz peynirli tost ve 1 kase yoğurt
2 adet peynirli ev poğaçası ve 1 su bardağı ayran

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Metabolik sendrom nedir ?

Metabolik sendrom , günümüzde sıkça karşılaştığımız insülin  direncinin yanında  abdominal obezite, hipertansiyon , düşük HDL-k + yüksek trigliserit  ve hipergliseminin en az 2 yada 3'ünün  birlikte  bulunma  durumudur.  Ülkemizde  kadınlarda  daha sık karşılaşılan metabolik sendrom yaş arttıkça daha sık görülmektedir.  Abdominal obezite  için  bel çevresi  dikkate alinmakla birlikte  erkeklerde > 102 cm, kadınlarda >88 cm  risk grubudur. Trigliserit ve HDL-k için yapılan kah tahlillerinde trigliserit>150 mg/dL durumunda  hipertrigliseridemi tanısı almış olacaksınız ve bu gösteriyor  ki artık  beslenmenize dikkat  etmelisiniz . Hiperglisemi pek çok  kişininde  bildiği  gibi  açlık  kan şekerinin  >100 mg/dL  olma durumudur. Obezite ile başlayan  bu yolculuk insülin  direncini, diyabeti, damar hastalıklarını , hipertansiyonu ileriki aşamada da polikistik over sendromunu ve yağlı  karaciğer hastalıklarına  kadar giden bir tabloyu oluşturmaktadır.  Temelinde ise az bir yüzdeklikle genetik  yatkınlık  olsada yüksek oranla YANLIŞ BESLENME yatmaktadır. 
Metabolik sendromda BESLENME tarzına dikkat edilmelidir. Temelinde obezitenin ve insülin  direncinin  yattığı bu kompleks sendromu tedavi etmek için  ilk olarak vücut  ağırlığının düşürülmesi hedeflenmelidir. Orta derece vücut  agırlığı kaybıyla  yüksek oranda insülin  direncinde normalleşme  görülmektedir. Mutlaka günlük  hareket  /spor eklenmelidir. Kanda bulunun yağ asitleri düşüklüğü  ve yükseliği  açısından  egzersizin etkisi yadsınamaz.  Ayrıca fiziksel aktivite sayesinde kilo kontrolüde daha rahat sağlanacaktır.   Diyet ayarlanırken protein yağ oranına dikkat edilmeli ve kesinlikle uzman tarafından  takip edilmelisiniz. Her zaman olduğu  gibi  metabolik sendromdada sıvı  tüketimine  önem  vermeliyiz.  Kişisel  olarak değişmekle  birlikte  günlük  ortalama 2-3 litre sıvı tüketilmelidir. Bu sendromda az az sık sık beslenmek çok  önemlidir.  İnsülin direncinin kırılması  noktasındada size yardımcı  olacak bu beslenme tarzı öğünlerde  fazla tüketimi  de engelleyecektir.  Son olarak farklı ve spesifik bir besleme tarzı  olan akdeniz diyeti uygulamasıda öneriler arasındadır .

DEVAMI

Karantina Döneminde Sporcularda Beslenme

Canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi , büyüyüp gelişebilmesi, sağlığını koruyabilmesi için besinleri  yeterli ve dengeli kullanmasına beslenme denilir. Burada tabiki yeterli ve dengeli kısmı çok önemlidir.  Sağlıklı bir yaşamın en önemli püf noktası yeterli ve dengeli  olarak tükettığimiz öğünlerdir . Son zamanlarda ise maruz kaldığımız ve hızla artmakta olan Covid-19 virüs bulaşları ve yaşadığımız karantina sürecinde pek çok kişinin beslenme algısı maalesef ki değişmeye başlamıştır bile. Bağışıklık güçlendirmek çok ve yanlış besinler tüketmek değil doğru besinleri gerektiği kadar tüketmektir.
Karantina sürecinden en çok etkilenecek gruplardan biri ise sporcular . aklımıza tabi ki sporcular nasıl beslenmelidir neler tüketmelidir gibi sorular geliyor.
Normalde yoğun programlarla çalışan sporcularımız karantinayı aslında dinlenme toparlanma süreci olarak da değerlendirebilirler. Bu dönemde performans kaybetmemek için mutlaka beslenmeye dikkat etmeliyiz. Psikolojik olarak da kendilerini üzmemeli vücudun dinlenirken ve doğru beslenirken de aslında gelişeceği unutulmamalıdır.  
Karantinada özellikle beslenme saatlerine dikkat edilmeli normal saatlerin çok dışına çıkılmadan ve biyolojik saati etkilemeden düzene devam edilmelidir. Ana öğünlerin yanı sıra ara öğünlerle de beslenme desteklenmelidir.  Bağışıklık için özellikle A ve C vitamininden zengin besinler 2 öğün sofrada bulunmalıdır. Bu sebzelere örnek , havuç, portakal, kivi, brokoli verebiliriz. Enerjisi yüksek olan tahıl gruplarımız sporculara bu dönemde enerji kaybı yasamamak için yardımcı olacak bir gruptur. Günlük enerjimizin çeyreğini tahıllardan sağlayabilirler. Sporcuların en çok sevdiği ve tükettiği gevrekler ise birer ara öğün seçeneği olabilir. Kas kaybı yaşamamak için ise dikkat edeceğimiz en önemli grup protein grubudur. Sporcu günlük alması gereken enerjinin hemen hemen yarısını proteinlerden sağlamalıdır ki hem kas gücü değişmesin hem de bu süreci eğer yenilenme olarak değerlendireceksek vücut kendini daha sağlıklı yollarla toparlayabilsin. Sıvı tüketimine değinmeden geçmeyelim.  metabolizmanın vücudun en iyi dostu Su. sporcu günde en az 3 lıtre suyu mutlaka tüketmelidir . suyu tek seferde tüketmekten kaçınmalı yudum yudum tüketmeliyiz.
Boş enerji kaynaklarından elimizden geldiğince uzak durmalıyız . Fazla karbonhidrat ve yağ vücutta hiç bir işe yaramamakla birlikte sadece yağ kütlesini artırmaktadır . Basit karbonhidratı yüksek şekerli, hazır paketli gıdalardan uzak durmalı , tüketmemiz gerekirse tam tahıllı ürünleri tercih etmeliyiz.

Nelişah ÖZCAN (ORAMAN)

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar