Reklam Engelleyici Kapatiniz
Engelleyiciyi kapattim!
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

Soğan ve Sağlık

FormeForm Makaleler

Soğan ve Sağlık

Hemen hemen her yemeğin içine lezzet vermesi amacıyla kullanılan ve sağlık açısından da çok önemli bir besin olan soğan güçlü bir antioksidan etkiye sahiptir. özellikle enfeksiyon hastalıklarına karşı çok etkilidir.
Keskin bir kokuya sahip olan soğan üzerine sinmesi ve ağızda itici bir tat bırakmaktadır. Fakat buna rağmen tüketilmesinde aşırı derecede fayda vardır.
Soğan folik asit, potasyum, posa, A,B, C vitamini ve antioksidan öğeler açısından oldukça zengindir. Bunların dışında demir, magnezyum, sodyum ve potasyum kaynağıdır. 100 gram soğan 40 kkal enerji içermektedir ve bu enerji karbonhidrat ve bitkisel proteinden oluşmaktadır.
İçerinsen bulunan asitlerle bağırsak ve mide sağlığı açısından son derece önemli bir besindir.
İçerisinde bulunan sülfür sayesinde kan kolesterol ve trigliserid seviyesini düşürmektedir. Bu sayede kolesterol hastalarının tüketmesi gerekmektedir. Bunun yanında kan pıhtılaşmasını engellediğinden K vitamini eksikliği olan bireylerin tüketiminde dikkat etmesi gereken bir besindir. Damar içerisinde kanın akışını kolaylaştırarak kalp sağlığına yararı bulunmaktadır.
Her gün tüketimi kemik ve eklemlerdeki mineral yoğunluğuna pozitif etki etmektedir. Özellikle menopoz süresince azalan kemik yoğunluğu olan kadınlara çok yararı bulunmaktadır. Kemik kırılma riskini azaltıp, kemik ağrılarının azalmasını sağlamaktadır.
İçerisinde bulunan antioksidan maddeler sayesinde, enfeksiyonlara karşı bünyeyi korumaktadır. Özellikle akyuvarlara olan desteği ile bağışıklık sistemini güçlendirir.
Az miktarda dahi tüketiminde bazı kanser türlerinin oluşum riskini azaltmaktadır. Bunların başında yumurtalık ve bağırsak kanserinin oluşum riskini azaltmaktadır.
Diyabet hastalarına ekstra faydası bulunan soğan kan şekerinin ayarlanmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Ağız ve diş sağlığına da yararı bulunan soğan çiğ olarak tüketildiğinde ağız içerisinde bulunan zararlı bakterileri öldürür.
Güçlü bir antioksidan etkiye ve yüksek miktarda posa içeren soğanı yemeklerinizden eksik etmeyin.

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi
 

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Kronik yorgunluk semptomu nedir ?

Çevremizdeki pek çok kişiden  duyuyoruz genelde  halsiz , bitkin oluşlarını  , sabahları yataktan kalkmak istemeyişlerini  ve ne kadar dinlenselerde yorgunluk  hissinin geçmediğini  ... Peki bu durum , durumun belirtileri yada engellemek için  yapilmasi gerekenler nelerdir ? 
Kronik yorgunluk semptomları şunlardır ;
•Halsizlik, kas ve eklemlerde ağrı, uykusuzluk, stresle baş etmede zorlanma, kronik baş ağrısı, bazı yiyeceklere kokulara hassasiyet, ruh halinde ani değişimler, depresyona eğilim.
Bunlardan bir yada daha fazlasını yaşıyorsanız bi şüphelenelim  Peki bu sendromun tedavisi için  neler yapmalıyız  ? Kesin bir tedavi  geliştirilmemiş olan bu sendroma DOĞRU  BESLENME  VE BAĞIŞIKLIK SISTEMİMİZİ doğru  çalıştırmakla tedavi edebiliriz.  Bilim insanları milyonlarca insanı  etkileyen kronik yorgunluk  sendromuna neden olan mekanizmaları  anlamaya çalışırken sorunun arkasında bağışıklık sistemi ve hücrelerin  enerji üretiminden sorumlu olan nitokondrilerin fonksiyonlardaki bir problemden olduğunu  düşünüyor. O zaman biz sağlıklı  beslenerek tüm  sorunlara engel olabiliriz. Sağlıklı  beslenmeyi bir kaç  maddede toparlayalım.
▪Günlük  enerji dengemizi sağlamalıyız.
▪Karbonhidrat, protein ve yağ dengesini sağlamalıyız
▪Gluten ağırlıklı beslenmemeliyiz.
▪Az az sık sık beslenmeliyiz.
▪Ara öğünleri  es geçmemeliyiz.
▪Bol su tüketmeliyiz.
▪Sporu , fiziksel aktiviteyi  artırmalıyız .
▪Kafein tüketimine  dikkat etmeliyiz.
 Probiyotik tüketimini  artırmalıyız.

DEVAMI

Kestane

Kış aylarına gelindiğinde hemen hemen her evde pişen ve lezzeti ile çok sevilen kestane, sert kabuklu meyveler ailesinden olmasına rağmen yağ içeriği oldukça düşüktür. Eski nesillerden beri kestane insanların karbonhidrat kaynağı olmuştur. A ve C vitamini açısından zengin olan kestanenin 100 gramında 50 mg C vitamini bulunmaktadır.
Kestanelerin; meyve, şekerleme ve kereste olarak kullanımının yanı sıra, yaprak ve çiçekleri ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.
En çok taze olarak, haşlanarak ya da kebabı yapılarak tüketilen kestanenin şekerlemesi de yapılır. Besleyici ve kalori değeri yüksek bir besin olan kestane B1, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum minerallerini de içermektedir.
Özelikle kolesterol hastalarının kestaneyi düzenli bir şekilde tüketmesi gerekmektedir. Kestanenin kolesterol düşürücü etkisi bulunmaktadır.
Şiddetli ishal şikâyetleri olan kişilerin kestaneyi diyetlerinde kesinlikle kullanması gerekmektedir.
Kestane taze olarak yenebileceği gibi haşlanarak ve kebap yapılarak da yenebilir.
Bütün bu yararları yanında kestane, yüksek tansiyon, damar sertliği şikâyeti, şeker hastalarının ve böbrek hastalarının dikkat etmesi gereken bir besindir.
100 gram kestane yaklaşık 180 kkal civarındadır. 40 gram yani 4 küçük boy kestane 1 dilim ekmeğe bedel olup tüketirken dikkat edilmelidir.
Bunun yanı sıra kestane posa açısından da zengin bir besindir. 100 gram kestane yaklaşık olarak 8-10 gram posa içermektedir.
Tabi ki kestanenin kabuğunu soymak ayrı bir zorluktur. Bunun için kestaneleri bıçak yardımı ile çizip yaklaşık 1 saat kadar soğuk suda bekletelim. Hatta beklerken içerisine 1 tatlı kaşığı pekmez atarsanız piştiğinde daha lezzetli olarak tüketebilirsiniz. İsterseniz fırında veya ocak üstünde kavurarak, isterseniz de haşlama usulü ile hazırlayabilirsiniz.
Tüketim miktarına dikkat ederek kestaneyi sofralarımızdan eksik etmeyelim.  

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar