Reklam Engelleyici Kapatiniz
Engelleyiciyi kapattim!
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlığı

Süt ve Önemi

FormeForm Makaleler

Süt ve Önemi

Dünyaya yeni gelen her bireyin aldığı ilk besin süt, başta gelişme çağındaki çocuklar, emzikliler ve gebeler ve yaşlılar olmak üzere herkesin tüketmesi gereken bir besindir.
Besin değeri çok yüksek olması ile beraber içinde bulunan kalsiyum ile tüm yaş gruplarının kalsiyum ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak en iyi kaynaktır.
Günde 2 bardak içilen sütün bağışıklık sistemini geliştirdiği yapılan araştırmalarda gösterilmiştir. İçerdiği vitamin, mineral, esansiyel yağ asitleri ( dışarıdan alınması gereken) ve  antioksidan bileşikler ile grip, soğuk algınlığı, faranjit gibi soğuk havalara geçişte yakalanacak hastalıklarda ve zayıflayan bağışıklık sistemini güçlendirmede etkili olan harika bir besindir.
Süt her ne kadar içerisinde yağ bulundursa da, sütte bulunan kalsiyum vücuttaki yağlanmayı azaltıp kilo kontrolünü sağlamada yardımcı olmaktadır.
1 su bardağı süt içerisinde bulunan kalsiyum 2 kilo kırmızı et, 1 adet ekmek, 2.5 kg patates, 3.5 kg elma, 0.6 kg marul ve 0.5 kg havuçta bulunan kalsiyuma eş değerdedir. Bunların yanı sıra sütün biyoyararlılığı (vücüdun faydalanması), bitkisel kaynaklı kalsiyum kaynaklarından daha fazladır.
Sütün cilt sağlığı üzerine de önemli yönleri bulunmaktadır. İçerdiği proteinler, antioksidan maddeler, A vitamini ve çinko sayesinde cilt sağlığını korumaktadır.
Bu yüzden gelişme çağındaki çocukların, hamilelerin, emziklilerin, adölesan dönemindeki gençlerin, yetişkinlerin ve yaşlıların günde 2 bardak süt içmesi çok önemlidir.
Hayvansal kaynaklı besinlerde olduğu gibi süt de kolesterol içermektedir. Az yağlı sütün yağlı süte göre kolesterol içeriği daha düşüktür. Kolesterol hastası bireylerin daha çok, az yağlı sütleri tercih etmeleri gereklidir.
Yaşla beraber kemik yoğunluğunun azalmasının önüne geçebilmenin en iyi yolu kalsiyum ve D vitamini almaktır. Günde düzenli olarak süt tüketimi kemik sağlığını korumaktadır.
 
Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Kronik yorgunluk semptomu nedir ?

Çevremizdeki pek çok kişiden  duyuyoruz genelde  halsiz , bitkin oluşlarını  , sabahları yataktan kalkmak istemeyişlerini  ve ne kadar dinlenselerde yorgunluk  hissinin geçmediğini  ... Peki bu durum , durumun belirtileri yada engellemek için  yapilmasi gerekenler nelerdir ? 
Kronik yorgunluk semptomları şunlardır ;
•Halsizlik, kas ve eklemlerde ağrı, uykusuzluk, stresle baş etmede zorlanma, kronik baş ağrısı, bazı yiyeceklere kokulara hassasiyet, ruh halinde ani değişimler, depresyona eğilim.
Bunlardan bir yada daha fazlasını yaşıyorsanız bi şüphelenelim  Peki bu sendromun tedavisi için  neler yapmalıyız  ? Kesin bir tedavi  geliştirilmemiş olan bu sendroma DOĞRU  BESLENME  VE BAĞIŞIKLIK SISTEMİMİZİ doğru  çalıştırmakla tedavi edebiliriz.  Bilim insanları milyonlarca insanı  etkileyen kronik yorgunluk  sendromuna neden olan mekanizmaları  anlamaya çalışırken sorunun arkasında bağışıklık sistemi ve hücrelerin  enerji üretiminden sorumlu olan nitokondrilerin fonksiyonlardaki bir problemden olduğunu  düşünüyor. O zaman biz sağlıklı  beslenerek tüm  sorunlara engel olabiliriz. Sağlıklı  beslenmeyi bir kaç  maddede toparlayalım.
▪Günlük  enerji dengemizi sağlamalıyız.
▪Karbonhidrat, protein ve yağ dengesini sağlamalıyız
▪Gluten ağırlıklı beslenmemeliyiz.
▪Az az sık sık beslenmeliyiz.
▪Ara öğünleri  es geçmemeliyiz.
▪Bol su tüketmeliyiz.
▪Sporu , fiziksel aktiviteyi  artırmalıyız .
▪Kafein tüketimine  dikkat etmeliyiz.
 Probiyotik tüketimini  artırmalıyız.

DEVAMI

Kestane

Kış aylarına gelindiğinde hemen hemen her evde pişen ve lezzeti ile çok sevilen kestane, sert kabuklu meyveler ailesinden olmasına rağmen yağ içeriği oldukça düşüktür. Eski nesillerden beri kestane insanların karbonhidrat kaynağı olmuştur. A ve C vitamini açısından zengin olan kestanenin 100 gramında 50 mg C vitamini bulunmaktadır.
Kestanelerin; meyve, şekerleme ve kereste olarak kullanımının yanı sıra, yaprak ve çiçekleri ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.
En çok taze olarak, haşlanarak ya da kebabı yapılarak tüketilen kestanenin şekerlemesi de yapılır. Besleyici ve kalori değeri yüksek bir besin olan kestane B1, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum minerallerini de içermektedir.
Özelikle kolesterol hastalarının kestaneyi düzenli bir şekilde tüketmesi gerekmektedir. Kestanenin kolesterol düşürücü etkisi bulunmaktadır.
Şiddetli ishal şikâyetleri olan kişilerin kestaneyi diyetlerinde kesinlikle kullanması gerekmektedir.
Kestane taze olarak yenebileceği gibi haşlanarak ve kebap yapılarak da yenebilir.
Bütün bu yararları yanında kestane, yüksek tansiyon, damar sertliği şikâyeti, şeker hastalarının ve böbrek hastalarının dikkat etmesi gereken bir besindir.
100 gram kestane yaklaşık 180 kkal civarındadır. 40 gram yani 4 küçük boy kestane 1 dilim ekmeğe bedel olup tüketirken dikkat edilmelidir.
Bunun yanı sıra kestane posa açısından da zengin bir besindir. 100 gram kestane yaklaşık olarak 8-10 gram posa içermektedir.
Tabi ki kestanenin kabuğunu soymak ayrı bir zorluktur. Bunun için kestaneleri bıçak yardımı ile çizip yaklaşık 1 saat kadar soğuk suda bekletelim. Hatta beklerken içerisine 1 tatlı kaşığı pekmez atarsanız piştiğinde daha lezzetli olarak tüketebilirsiniz. İsterseniz fırında veya ocak üstünde kavurarak, isterseniz de haşlama usulü ile hazırlayabilirsiniz.
Tüketim miktarına dikkat ederek kestaneyi sofralarımızdan eksik etmeyelim.  

Saygılarımla
Metin ÖZTÜRK
Formeform Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi

DEVAMI

Nar
01 2017, 16:57

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Formeform Ekibi
  • Diyet Merkezimiz
  • Açılış Resimleri

Videolar